Ekonomik yapının tüm sosyal, kültürel ve siyasal alt ve üst yapıyı şekillendirdiği bir çağda yaşamaktayız. Ekonomik gelişme ve sanayi çağı, bugünkü gelişmişlik seviyesini ve refah düzeyini insanlığa bahşederken, iki çok önemli meydan okumayı post modern çağa emanet etmiştir:çevre kirliliği ve birey merkezli toplumsal problemler.

Arnold Toynbee, medeniyeti:’’ insanların doğanın meydan okumalarına karşı verdikleri cevapların toplamı’’ şeklinde tarif eder.Karşımızda duran bu çok önemli iki meydan okumaya genelde insanların, özelde ise iş dünyasının nasıl cevap vereceği, medeniyetimizin bundan sonraki mecrasını belirleyecektir. Ayrıca, ekonomik dünyanın bir ferdi olarak her şirketin, topluma en üst düzeyde katkı sağlarken, insan ve çevreye minimum düzeyde zarar verme konusundaki performansı, yakın gelecekteki değerini belirleyecektir.

Özellikle gelişmiş sanayi toplumlarında felsefi ve sosyolojik manada bireyler ve dolayısıyla tüketiciler, medyanın ve sivil toplumun gayretleri sonucu çevre ve özellikle insani/toplumsal konulara daha duyarlı hale geldiler ve üreticilerden çevreye duyarlı ve insan emeğini sömürmeden üretilmiş ürünler talep etmeye başladılar.Ürünlerin fiyat esnekliğinin yüksek olduğu global piyasa koşullarında, çevre ve sosyal konularda farklılaşarak öne çıkmak, pazarlama stratejileri açısından ayrı bir önem taşıyacaktır.

Topkapı iplik olarak bizler, uzun yıllardır çalışmakta olduğumuz uluslararası şirketlerde ve BM, AB gibi siyasal örgütlerde bu yönde değerlendirmeler olduğunun farkına varmak suretiyle, şirketimizde yaşattığımız değerlerimizi, uluslararası standartlar dahilinde somutlaştırmanın çok önemli olacağına karar verdik. Kendimize ‘’Temiz Tekstil Ürünleri’’ adı altında bir hedef belirleyerek, kullandığımız hammaddeden, işçilere verilen haklara, çalışma koşullarına ve tüm proseslerin çevresel etkilerine kadar ürünün üretilmesine kadar geçen tüm üretim süreçlerini değerlendirerek ‘’ Temiz’’ ürün yapabilmek ve müşterilerimize güvence vermek adına, mevcut uygulamalarımızı dünya standarları ile belgeledik.

Topkapı İplik kurulduğundan bu yana toplumsal sorumluluklarının farkında bir girişimci olarak hareket etmektedir. 1980’li yılların başından bu yana fabrikamızda sendikal faaliyetler devam etmekte ve işçilerimizin haklarını toplu şekilde muhafaza etmesi sağlanmaktadır.Çevreye verdiğimiz duyarlılığın bir göstergesi olarak, sadece fabrika arazisi üzerinde 17000 dikili ağacımız mevcuttur.Ayrıca, Malatya’da yaptırılan bir İlk okul ve bir Lisemizde 7000’den fazla öğrenci ile topluma katkılarımızı 20 seneden fazla devam ettirmekteyiz. İnsani duyarlılıklarımıza uygun olarak ve çalışanlarımıza karşı şirket felsefesi haline gelen değerlerimizi uluslararası kabul görmüş bir sertfika ile belgelemek adına Avrupa’da ki ilk iplik ve Türkiye’de ilk tekstil tesisi olarak SA 8000 belgesini uzun vadeli iş stratejimize dahil etmiş olduk.

SA 8000, uzun vadeli bir vizyon yatırımı olarak sosyal sorumluluğumuzu belgeleyen en önemli uluslararası sertifikalardan bir tanesidir. Bilindiği üzere çok uluslu global şirketler çevre ve insani konularda, büyük bir kamuoyu baskısı altında kalmaktadırlar. Bu baskı sadece sivil toplum kuruluşlarından gelmemektedir, ayrıca devletlerarası ve uluslararası kuruluşlar uygulamaya koydukları yeni yasalar ve yönetmelikler ile baskılarını arttırmaktadır. Bu baskının sebebi, hepimizin yaşadığı gelecek nesillere nasıl bir dünya bırakacağımız endişesinin toplumsal dışa vurumudur.

SA 8000 kapsamında çalışanların katılımını sağlamak, çalışanların şirkete olan sadakatlerini arttırdığı gibi şirketin verimlilik ve başarısını doğrudan etkilemektedir.Çalışanlar şirketin öncü savaşçılarıdır, genellikle problemleri ilk fark eden ve çözüm sunmak durumunda olanlardır. Çalışanların, şirket değerlerini ve felesefesini anlamasını sağlamak, şirketin büyümesinde ve idaresinde bizlere yardımcı olacaktır.SA 8000 uygulamalarının çalışanlara ve idarecilere en önemli faydaları şu şekilde sıralanabilir:

1-Yönetim ile çalışanlar arasında güvene dayalı bir atmosfer oluşmasına katkı sağlamaktadır.

2-Karar alma süreçlerine işçilerin katılımında ve istişare süreçlerinde bir model oluşturmaktadır.

3-İnsan ve işçi hakları, çevre ve iş güvenliği eğitimleri sayesinde, çalışanlarımızın öz güvenini ve birey olma vasfını güçlenmesine katkısı bulunmaktadır.

ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi, şirketimizin örgütsel faaliyetlerinin çevre üzerindeki etkilerini yönetmek üzere kullandığımız bir araç olarak sistemimize 2000’li yılların başında dahil edilmiştir.Şirketimiz kültüründe var olan geleneksel çevre hassasiyeti, ÇYS kapsamında şirketimizin günlük operasyonlarına, uzun dönemli kalkınma planlarına ve diğer kalite yönetim sistemlerine uluslarası kabul edilmiş standartlar dahilinde entegre edilmiş olmaktadır..Oluşturulan çalışma komisyonları vegrupları vasıtasıyla şirketimiz bünyesinde tüm çevresel riskler tanımlanmış ve belirlenen kriterler dahilinde gözetim altına alınmıştır.

Tüm standartları Entegre Yönetim Sistemi altında toplayıp uygulamalara başlamamız çok kısa sure içerisinde etkilerini göstermeye başladı.Fazla mesailer, çevre kazaları, iş kazaları, yangın gibi konularda hızlı bir düşüş gerçekleşmeye başladı.Planlı eğitimler ile sağlanan bireysel bilinçlenme neticesine, çalışanlarımızın performansında ve dolayısıyla üretimde verimlilik artmıştır.Çalışanların işlerini daha çok sahiplenmelerini sağlayarak motivasyonlarını arttırmıştır.Entegre Yönetim Sistemi çerçevesinde, tedarikçilerimizin de sosyal sorunluluk alanında yerine getirmeleri gereken kriterler belirlenerek uygulanması sağlandı.Bu vesile ile işletme içerisinde sağlanan sosyal sorumluluk gereklilikleri, tedarikçilerimiz ile entegre edilerek bu sistemin daha geniş alanlara yayılmasını sağlamış olduk.Böylece, tedarik zincirimiz içerisinde sosyal sorumluluk bilincinin yaygınlaşmasına ve dolayısıyla toplumsal fayda sağlanmasına katkımız olduğuna inanmaktayız.

Bugünün zorlu rekabet şartlarında, çok sayıda üreticinin kepenk kapattığı zamanlarda, İstanbul’da üretim yapan firmamızın, bu konumunda SA 8000, OHSAS 18001, ISO 14001 ve diğer standartlarının faydasının göz ardı edilmemesi gerektiğini düşünmekteyiz.